HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) in Meram Uluslararası Gençlik Akademisinde 20 Ocak 2020 tarihinde düzenlediği Pazartesi toplantılarında, Sultan Selim Cami İmam-Hatip’i Durmuş Ali UÇAR Kur’an-ı Kerim tilaveti yaparken Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Arap Dili ve Belağatı Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Salih Zeki KEŞ “Asr Suresi Işığında Müslüman’ın Hayatında Zaman” hakkında dernek üyelerine bilgi verdi.

Durmuş Ali UÇAR’ın Asr suresi ve Ahzab suresi 70-73. ayetleri okumasından sonra Salih Zeki KEŞ konuşmasının başında zamanın bir iş veya oluşun içinde geçtiği sure olduğunu, vaktin ise bir işe ayrılmış, biri iş için belirlenmiş sure olduğunu belirtti.
Zaman en kıymetli sermayemiz, ömür en değerli hazinemizdir. Zaman hayatımızın en kıymetli değeridir. Zamanı iyi değerlendiremeyenler ömrünü boşa geçirmiş olacaktır. Çünkü zaman yaşadığımız hayatın ta kendisidir. Ortaokul talebesi iken “Bilmem ki bu dünyaya ben niye geldim” şarkı sözlerini mırıldanırdım. Rüşt çağına geldiğinde zamanın değerini anladım. Necip Fazıl “Anladım işi sanat Allah’ı aramakmış/ Marifet bu yalnız gerisi çelik çomakmış” dizelerinde marifetin Allah’ı arayarak onu bulmak olduğunu belirtir. Zamanı onun geçirmesini istediği şekilde geçirmemiz gerekir.
Zaman kavramı “Dehr, asr, vakit, yıl, ay, gün, gece, gündüz, saat” gibi kelimelerle ifade edilir.”Yevm” kelimesi 475 defa Kur’an-ı Kerim’de zikredilir. Zaman kıymetli olmasaydı zamanın belli dilimlerine Rabb’imiz, Kur’an’da yemin konusu yapmazdı. Rabb’imiz “Kuşluk vaktine and olsun”, “Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun”, “Fecre and olsun” diye belli zaman dilimlerine yemin etmektedir. Peygamberimiz: “İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu iki nimetin kıymetini bilmezler, onlar gaflettedirler. Bunlar: sağlık ve boş zamandır.” der.
İmam-ı Azam Ebu Hanife “Felaketlerin en büyüğü vakti boşa geçirmektir” derken İmam-i Şafi’“Vakit kılıç gibidir, sen onu kesmezsen o seni keser” ifadesini kullanır. İtibar edeceğimiz, kaale alacağımız yegâne zaman dilimi o ‘an’dır. İçinde bulunduğumuz vakit ve zaman dilimidir. Ahmet bin Hanbel “Mazi artık geçti. O ancak ibadet için düşünülebilir, geleceğe bağlanmaz. Çünkü bundan sonra yaşayacağımız belli değildir. O halde kendisine itibar edilecek zamandır.” demiştir. Buradan hareketle sufîler Müslüman için “Vaktin evlâdı” diye bir tanım yaparlar. Müslüman vaktin insanıdır. Vakit neyi gerektiriyorsa onu yapar. İçinde bulunduğu zamanı yaşar.
Müslüman. o ‘an’ı değerlendirir. Geçmiş için tasalanmaz ve gelecek için kaygılanmaz. Peygamber Efendimiz, “Allah’ım! Geçmiş için tasalanmaktan ve gelecek için kaygılanmaktan sana sığınırım.” diye dua etmiştir. Zira geçmiş geri getirilemez. Gelecek ise henüz doğmamıştır” der.
Müslümanın bir işe başlayacağında şu üç ilke “Üşenme, erteleme, vazgeçme” şiarımız olmalıdır. Erteleyenler helka olur. Peygamberimiz emaneti vermeden rahat etmezmiş. Üzerimize aldığımız işi hemen yerine getirmeliyiz. Üşenmek, erinmektir, bir marazdır. Sabah namazı vakti yorgana tekme atamayan İsrail’e silah atamaz.“Allah’ım! Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım.”Amellerin faziletlisi az da olsa devamlı olanıdır.
Vakit hepimize aynıdır. Her gün 24 saat, hafta 168 saattir. Bir günün 2 saatini ibadete ayırıyorsak geriye kalan 22 saat bizimdir. Ramazan ayı yılın 12’de biridir. Malın 40’ta birini zekât olarak veririz. Peygamberimiz, “Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz.\" buyurur. Her an zamanın bir parçasıdır.
Tatil eksiklikleri giderme süresidir. Müslüman’ın hayatında dur durak yoktur. Peygamberimizn bize bıraktığı Kur’an-ı Kerim ve hadislerdir. Bir iş bitince diğer işe geçeceksin. Başarılı olmanın yolu bize emanet edilen zamanı control etmekten geçer. Kur’an-ı Kerim fal bakmak, mezarlıkta okunmak için inmedi. Müminin
suresini beş çeşit tefsir okuyarak müminin özelliklerini öğrendim. Yol üstündeki bir benzinlikteki bir yazı çok hoşuma gitti:” Şoför kardeş durursan sen de tok ben de tok. Durmazsan sen de aç ben de aç.”
Peygamberimiz beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini bilin:” İhtiyarlık gelmeden gençliğin, hastalık gelmeden sağlığın, fakirlik gelmeden zenginliğin, meşgul olmadan, boş zamanın, ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilin.” buyurdu. İbrahim Ethem,” Son nefesinde nasıl olmak istersen öyle yaşa.” Diyerek zamanı boşa harcamamız gerektiği üzerinde durur.
Salih Zeki KEŞ konuşmasının sonunda ahiret için azık toplamamız gerektiğini, azığın en hayırlısı takva olduğunu, Kur’an-ı Kerim’i rehber, peygamberimizi önder Kabul etmememiz gerektiğini belirtti. Durmuş Ali UÇAR’ın okuduğu ezanın ardından Dernek Başkan Yardımcısı Mustafa DÜNDAR tarafından Salih Zeki KEŞ’e hediye takdim edilirken Emekli Eğitimci Muammer TOSUN ve Ramazan LALELİ tarafından Durmuş Ali UÇAR’a dernek plaketi takdim edildi.



HİSDER | HİKMET İLİM ve SANAT DERNEĞİ

Aksinne Mahallesi Gülen Sokak No:4/B Meram /KONYA
Genel Sekreter Mehmet ALTUNTAŞ : 0 (532) 500 10 07
Sekreter Muzaffer TULUKÇU : 0 (506) 510 01 60