HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) in Meram Uluslararası Gençlik Akademisinde 01 Nisan 2019 tarihinde düzenlediği Pazartesi toplantılarında Prof. Dr. Mikail BAYRAM “Timur’un Anadolu’daki Faaliyetleri” konusunda dernek üyelerine bilgi verdi.

           Prof. Dr. Mikail BAYRAM konuşmasının başında uzak yerlere fetihler yapan Timur’un Farsça  “Menem Timur-ü Cihangüşâ” isimli anı kitabını esas alarak “Ülkeler Fatihi Emir Timur”u ele aldı. Anı kitabını Hindistan seferi sırasında Çağatay Türkçesi ile yazdığı sonradan Farsçaya telif edildiği düşünülüyor. Timur’un antipatik olmasından dolayı kitap yaygınlaşamamıştır.

         Yemen Valisi Özdemir Paşa kitabı ele geçirmiş, paşanın oğlu Cafer’e ve oğullarına kitap intikal etmiştir. İngiliz subay paşa ile tanışarak kitabı İngiltere’ye götürmüştür. Kitabın orijinal nüshası bilinmiyor. Kitap İngiltere’de yayınlandıktan sonra diğer dillere de çevrilmiştir. Batılılar Timur ile dostluk kuruyorlar. Eskaf-i Sultani (Sultani Kardinali) Timur ile arkadaşlık kurarak diplomat ve tercümanlık yapmıştır.

           Timur, Semarkant’ın Kaş köyünde 1336’da doğmuştur. Babası Terkayi at bakıcısıdır. Babası dindar olduğundan doğduğunda köyün imamın yanına gittiğinde oğluna isim vermesini istemiş imam da okuduğu Mülk suresinde geçen”Temur” kelimesini isim olarak vermiştir. Kendisinin yazdığı hatıratında önemli bilgiler vermektedir. Timur’un soyu dip dedesi Cengiz Han’ın damadına gider. Damat ailesi “Gurgani” olarak adlandırılır, “Timur-u gurgani” adıyla anılır.

Annesi Tekina Hatun küçük olduğundan okula götürürmüş, tahtanın üstüne mum çekilerek yazı yazılırmış. Kağıt değerli olduğundan mumlu tahta kullanılırmış. Timur İlk eğitimini köyde almış, çok zeki bir çocuk olduğu küçük anlaşılınca eğitimine başka yerde devam etmiştir. Şeyh Alibek’ten dersler almıştır. Timur’un gözü çok karadır.7-8 yaşlarında ahırdaki atlarla gezip talim yapmaktadır. Üç ata aynı anda atlayarak atları sürüyormuş. Hocası oğlunun çok zeki olduğunu, daha iyi eğitim alması için fıkıh hocasının yanına gönderiyor. Oldukça güzel olduğu için yaşça büyük birisinin kendisine kötü teklifte bulunması sonucu kişiyi okla öldürmüştür. Ailenin nüfuzlu olmasından dolayı intikam alabileceği düşünülerek olayı babasının, hocasına ve öldürdüğü kişinin ailesine anlatmasıyla olay çözülmüştür.

Bahaeddin Nakşibendi’nin hocası Emir Külal’in müridi olan babasının isteği üzerine eğitimin devamında şeyhinin yanına gönderilmiştir. Timur’u ilk keşfeden Emir Külal’dir. Emir Külal, Timur’un ileride büyük bir bahadır olacağını söylemiştir. Emir Külal’in öğrencileri olan Bahaeddin Nakşibendi ve Muhammed-i Farise ile birlikte Timur da eğitim almıştır. Bunlar “hacegan” zümresindendir. Timur emir olduktan sonra bütün haceganları birleştirmek istemiştir. Timur’u en çok etkileyen iki kişi Hz. Ömer ve Cengiz Han’dır.

Semerkand’a giderek Emir Yakmak’ın askeri birliğinde vazifeye başlamıştır. Gördüğü silah eğitimi ve askeri mahareti sebebiyle kısa sürede o birliğe komutan olmuştur.10 kişiden oluşan bir tim kurarak başına “onbaşı”yı, 100 kişiden oluşan birliğin başına “yüzbaşı”yı, 1000 kişiden oluşan birliğin başına da “binbaşı”yı getirmiştir. Timur, emirin hizmetine girmiş, Emirin yanında kendisi ile alay eden emir yardımcısını kılıç darbesiyle öldürünce emiri etkilemiş yardımcısı olarak atanmıştır. Karahıtaylılar 6 bin koyunu talan edince 250 kişi ile Karahıtaylıların topraklarına girmiş, ele başı dört kişi bulup gözlerini korkutup hayvanları geri almıştır. Emirin kendisini küçük düşürücü sözleri üzerine emiri de öldürerek yerine geçmiştir. Timur “Emir” sıfatını kullanmaya başlamıştır.

Kendisini cihan fatihi olarak gördüğünden ilk iş olarak Maveraünnehir’i ele geçirmiştir.  Savaşlarda ön cephede savaşmış. Sağ eli ile kılıcını, sol eliyle balta kullanırken dişleriyle atının gemini kullanıyordu. Savaşlarda çok acımazsızdır. Kendisini direnenlere acımamıştır. Kırgızistan’a düzenlediği seferlerde düşmanın dizine vurduğu darbe sonucunda ayağı sakat kaldı. Tarihte ilk defa el bombasını icat eden Timur’dur. İcat ettiği bombaları savaşlarda kullanan Timur’u Ankara Savaşı’nda Yıldırım Bayezid’e karşı galip gelmesini sağlayan da çok etkili olan o bombalar olmuştur. Kaleleri yıkmak için lağım açma işini Timur geliştirdi, lağımcılık Osmanlılara intikal etti. Osmanlıda “Lağımcılar Sınıfı” bundan ilham alınarak oluşturuldu.

Altınordu Devleti Maveraünnehir’e kadar inerek yağma faaliyetinde bulunuyordu. Onları cezalandırmak için 90 bin atı soğuktan korumak için keçeden çadırlar yapmışlardır. Azak Nehri’ni geçip Toktamış Han’ın başında bulunduğu Altınordu Devleti ‘ne son verdi. Bunun sonunda Rusların güneye inmesi hızlanmış, önündeki en büyük engel kalkmış oldu. Sedd-i Zülkarneyn’e görmek için Kafkasya’ya gitmiş, seddi basit görüp geri dönmüştür.

Timur kuvvetli bir hafızdı. Şiraz’ı ele geçirince Hafız-ı Şirazi’yi huzuruna çağırtarak istediği bir Saffet suresini tersten okumasını isteyince Hafız okuyamamış. Timur ise surenin 10 ayetini tersten okumuştur. Suriye’ye geldiğinde Halep Kadısı İbni Haldun’u yanına almış, seyahatlerinde yanında bulundurmuştur. Timur İbni Haldun’un fikirlerine önem vermiştir. Ulemaya aile içi evliliğin sebebini sorduğunda tatmin edici cevap alamayınca İbni Haldun bunların Kiyan ailesinden oldukları için mirasın paylaşılmaması için aile içi evlilik yaptıklarını belirtmiştir. İbni Haldun eserini tamamlamak için Tümur’dan izin isteyerek Halep’e döndü. Şemsettin Mahmut el Uci “Tarih Usul Esasları” kitabını Timur’a sunuyor. Arapça eser Süleymaniye Kütüphanesinde bulunuyor. 

Timur Karakoyunluluların başkenti Erçiş’i Celayirlerin başkenti Bağdat’ı ele geçirince Beyler Kara Yusuf ve Ahmet Celayir Osmanlıya sığındı. Anadolu’da isyan eden beylerde Timur’a sığındı. Karşılıklı mektuplaşmalar fayda etmedi.Timur, Sivas’a kadar ilerlediğinde halk merhamet dilemek için çocukları öne sürüyor. Timur bunun bir savaş hilesi olduğunu söyleyerek çocuklar atların ayakları altında ezilmiştir. Askerlerine büyük zayiat veren Sebzar Kalesi’ndekilerin hepsini öldürerek kafataslarından kule yaptırmıştır. 

 Yıldırım’la hesaplaşmak için Bursa’ya gitmek için uğradığı Konya’da Mevlana Tekkesi’nin yıkılması teklifini “Ben yaşayanlarla uğraşırım. Tekkeyi yıkarak kötü anılmak istemem.” demiştir. Mevlana soyundan Alaattin Çelebi’yi huzura çağırarak “Neden raks ettiklerini sorar.” O da: “Peygamberimiz etrafındakiler manevi gıdayı doğrudan alırken sonradan bu manevi gıdayı alamayanlar raks ederek bu gıdayı almaya çalışıyorlar.” cevabını verir. Vahdet-i vücudcuları putperest olarak görür. Anadolu Müslümanlığını Timur hiç beğenmez.

Timur ordusuyla Çubuk Ovası’na gidiyor. Osmanlıdaki arabaların önündeki bıçaklara karşı demir kazıklar çekip aralara zincir gererek önlem alıyor. Küplerin içine fitilli barut doldurarak (el bombası) Osmanlı ordusunun üzerine atılıyor. Timur, savaştan Yıldırım kaçtığını öğrenince Bayezid’in sağ yakalanmasını istiyor. Emir Tokat adlı komutan tarafından Bayezid yakalanıp Bursa’ya getiriliyor. Timur kendisine niçin karşı koyduğunu sorunca Yıldırım’ın kendisine. “Sen Osmanlı topraklarını işgal etmeye ve saldırmaya başlayınca kendi topraklarımı savundum. Toprakları düşman istilasına ve saldırısına maruz kalan bir devlet emiri ne yapması gerekiyorsa ben de onu yaptım.” şeklindeki sözleri Timur tarafından takdirle karşılanmıştır.

           Timur,  Bayezid’i sürekli yanında bulundurmuştur. Osmanlı maliyecilerinin çalışmalarını çok beğenmiş. İstanbul’daki kiliselerin zenginliklerini öğrenince burayı ele geçirince yeni fetihler yapabileceğini düşünmeye başlamıştır. Azerbaycan’da Sultaniye ile iyi ilişkiler kurmuş, onun sayesinde Batı ile irtibata geçmiştir. İstanbul’u alma isteği olduğundan 500 gemi siparişi vermiştir. Rum ateşinden korunmak için gemilerin gövdesini bakırdan kaplattırmıştır. Rum ateşine kadar külün söndürücü etkisi olduğunu Azerbaycan’dan öğrenmişti. Saruhan’da isyan çıkması üzerine İstanbul’un fethinden vazgeçip dönerken İzmir üzerine sefere çıkmıştır. Musıkiyi hiç sevmez. Kendisine Cengiz Han’ı örnek aldığından düşmanı kim olursa olsun acımamıştır.

Prof. Dr. Mikail BAYRAM konuşmasının sonunda Yıldırım Bayezid  kanak ( boğmaca)  hastalığından  Akşehir’de ölünce Oğlu Musa Çelebi tarafından Bursa’ya götürülüp defnedildiğini, Timur’un  Sarıkamış’taki isyanı bastırıp ülkesine döndüğünü, diyabet hastası olan Timur’un  1405 ‘te Çin’e düzenlediği seferde sekt (kalp krizi) geçirmesi sonucu yolda öldüğünü belirtti. Dernek Başkan Yardımcısı Mustafa DÜNDAR ve Konya Eski Milletvekili Mustafa KABAKCI tarafından Prof. Dr. Mikail BAYRAM ‘a hediye takdim edildi.



HİSDER | HİKMET İLİM ve SANAT DERNEĞİ

Aksinne Mahallesi Gülen Sokak No:4/B Meram /KONYA
Genel Sekreter Mehmet ALTUNTAŞ : 0 (532) 500 10 07
Sekreter Muzaffer TULUKÇU : 0 (506) 510 01 60